24 Mayıs 2018 Perşembe

Hayat yuvarlak sahnede tiyatro gibidir: Rolünüzü oynayıp alkışları toplayın

Mayıs 24, 2018 0
10 gün süren eğitimlerden sonra artık beni etiketleyen sıfatlar olmadığımı, bu sıfatların her an değişebileceğini, kendimin ise hiç değişmeyen ve ölümsüz bir ruh olduğumu artık öğrenmiştim. İnsanlar çocuk olmaktan çıkıp ebeveyn oluyorlar, öğrenci olmaktan çıkıp iş adamı, hatta ondan da çıkıp emekli olabiliyorlar. Demek ki gerçek benliğimiz bu sıfatlar, etiketler değiller. Gerçek benliğimiz kimsenin bize öğretmediği, tanıtmadığı, vücudumuzu barınak, ambalaj, olarak kullanan bir ruh, ölümsüz bir enerji parçası.
Hayat yuvarlak sahnede tiyatro gibidir: Rolünüzü oynayıp alkışları toplayın
Yuvarlak bir sahne düşünün. Pasta grafiği (pie chart) gibi birçok dilime bölünmüş olsun. Biz de tam ortasında bir küçük yuvarlak soyunma odasında olalım. Sabah uyandığımızda “eş” sahnesinde uyanalım. Vee hemen eş sahnesinde rolümüzü oynamaya başlayalım. Eşimize bir öpücük verip, sarılmaca filan… Sonra derhal soyunma odasına dönüp, değişip, eş rolünden çıkıp baba rolüne girmece. Çocuklar sahnesinde çocukları uyandırmaca. Onlara bir iki nasihat vermece. Sonra yine eş sahnesine dönüş ve günlük planları konuşmaca, ciddi olmaca. Evden çıkınca da iş dünyasında başka bir sahnede ona uygun rolümüzü oynamaca. Her bir sahneden diğerine geçerken soyunma odasına girip değişmece ama bunu farkında olmadan yapmaca… 
Hatta daha iyisi, bir telefondan diğerine geçtiğinizi düşünün, Annenizle, çocuğunuzla, arkadaşınızla, bakkalla, patronla, müşterinizle, komşunuzla, kuzeninizle, konuştuğunuzu düşünün. Her bir konuşmada değişik bir sahnede rol oynuyorsunuz. Ses tonunuz, kendinize güveniniz, kullandığınız kelimeler, lisan hep değişik. Kimsiniz siz yahu?  Tanıyamıyorum sizi? Kimim ben?
Hiçbiri değiliz aslında. Biz tiyatro sahnesinde rolünü çok iyi oynayan veya oynamaya çalışan, alkış peşinde görevini, rolünü en iyi şekilde oynamak için yaşayan sanatçılarız.  Hedefimiz hep alkış toplamak. Eşimize iyi eş rolü yapıp onun onayını almak, çocuklarımıza iyi baba rolü oynayıp iyi evlat olmaları sayesinde alkış toplamak, müşterilere iyi rol yapıp malımızı satabilmek, arkadaşlarımıza iyi arkadaş rolü yapıp sevgilerinin devamını sağlamak. Aslında hep rol… Asıl sanatçı vücudumuzda barındırdığımız ruh. Asıl benliğimiz… Rolü oynayan ruh, alkışları toplayan ise ego.
Ego üzerine:
Ego deyince hemen ters almayın, ego şart. Ego ruhumuzu bu vücutta tutan, onu koruyan, rolümüzü iyi oynamamız için destek veren menajerimizdir. Ego olmazsa rol yok, sahne yok, yani oyuncu yok, yani bu vücutta barınamayız.  Ölür gideriz… Ruh’a bir şey olmaz, o serüvenine başka bir vücutta devam eder, ancak vücudumuz bu seferki dünyevi maceramızın hakkını verememiş olur.
Hayat yuvarlak sahnede tiyatro gibidir: Rolünüzü oynayıp alkışları toplayın
Egoizm üzerine:
Ego’nun azı karar, çoğu zarar. Bencillik ‘okey’dir.
İnsanın kendini koruması, ön plana almaya çalışması, kendini düşünüp onu kuvvetli tutmak için çaba sarf etmesi, egoyu desteklemesi ‘okey’. Okey olmayan bunu yaparken başkalarının haklarına tecavüz etmektir. Başkalarına saygısızlık etmek ‘okey değil’. En basitinden bir örnek: Biri konuşurken sözünü kesmek, “sahneyi çalmak” diyoruz buna. Karşımızdakini  dinlerken aklımıza, kendimizden bir hikaye gelir ya, konudan kopar, dinlemeyi keser kendi hikayemizi anlatmak için sabırsızlanırız ya, konuşanın sözünü artık dayanamayıp kesip kendi hikayemizi anlatmaya başlarız ya, hatta sesimizi yükseltir onu bastırırız ya… İşte saygısızlığın, egoizmin en basit versiyonu. Kısacası, başkalarını içeren her durumda saygıyı unutmayıp dikkatli olmak zorunda egomuz.   
Saygısızlık yok. Sarı kart…
Hayat, dilimlenmiş yuvarlak bir tiyatro sahnesi. Rolümüzü oynayacağız, alkışları toplamaya çalışacağız. Sarı kart almamak için kurallara uyacağız. Ama unutmayalım ki asıl benliğimiz oynadığımız roller değildir. Aktör ruhumuz, oyuna kanmamalı. İş sahnesindeki rol eve taşınmamalı. Müşteriye sinirlenen oyuncu çocuğundan çıkartmamalı acısını. Her bir sahneye ayrı ayrı hakkını vermeli. 
Bunun için tavsiyem, gerçek benliğinizi ruhunuzu tanıyın, onu anlayın ve her rol değişikliğinde soyunma odasına gidip değiştiğinizde bir dakika fazla kalıp rolleri birbirinden tamamıyla kopartın. 
Sessiz bir – iki dakika bizi derinliklerimize, çıplaklığımıza, ruhumuza götürür. Orada bir rolü bitirip, diğerine geçmek için zaman bulabiliriz. Bir çeşit meditasyon… Zaman şart. 
Zamanım yok demeyin, çünkü bu küçük zaman pencereleri sayesinde hayatın kalitesi çok artıyor. 
Kolay değil, pratiğimiz yok, öğretmediler, halen de öğretmiyorlar. 
Ben de yaptıkça öğreniyorum, öğrendikçe de öğretirim, söz… 


Devamı: https://www.uplifers.com/hayat-yuvarlak-sahnede-tiyatro-gibidir-rolunuzu-oynayip-alkislari-toplayin/#ixzz5GTXVZFZH

18 Mayıs 2018 Cuma

Bayanlar, Koşarken Yanınıza Neler Almalısınız ?

Mayıs 18, 2018 0

1. Koşarken toplu saçlarının bile süper tarz görünmesini sağlayacak renkli bir saç bandı

Tarz Kızların Koşarken Olmazsa Olmazı 6 Şey

2. Ter içinde kalmadan hafif ve serin bir şekilde koşabilmeni sağlayan hem şık hem fonksiyonel Dri-FIT üstler

Tarz Kızların Koşarken Olmazsa Olmazı 6 Şey

3. Müziksiz olmaz; hareketlerine uyum sağlarken koşuyu eğlenceye çeviren moda ikonu kulaklıklar

Tarz Kızların Koşarken Olmazsa Olmazı 6 Şey

4. Hem telefonundan ayrılmamanı hem de kaç kilometre koştuğunu gösteren uygulamaları kullanmanı sağlayan süper havalı bir telefon tutucu

Tarz Kızların Koşarken Olmazsa Olmazı 6 Şey

5. Seninle hareket ederek rahatlığını korurken, tarzınla da rüzgar gibi geçmeni sağlayan koşu taytı

Tarz Kızların Koşarken Olmazsa Olmazı 6 Şey

6. Ve tabii ki hem hafifliği ve performansı hem de süper şık görüntüsüyle tarzını bulutların üstüne taşıyan doğru koşu ayakkabısı!

Tarz Kızların Koşarken Olmazsa Olmazı 6 Şey

Tasarım Nedir ?

Mayıs 18, 2018 0
tasarım nedir ile ilgili görsel sonucu

Tasarım, bir planın ya da nesnenin, inşa sürecindeki mimari ve mühendislik çizimlerinin meydana getirilmesine denir. Hem fiil hem isim olarak kullanılan “tasarlamak” yeni bir ürün ya da obje için plan yaratma ve geliştirme sürecini tanımlar.

TASARIM

İngilizce ve Fransızca da ki “desing” kelimesi karşılığı olarak kullanılan tasarım kelimesi, aslen Latince kökenlidir. Farklı tanımlara sahiptir. Örneğin:
  • Algı ile kavram arasında bir bağlama aracıdır. Önemli özelliklere dikkat çeken tasarımın nesnel gerçeklik ile doğrudan ilişkisi yoktur.
  • Tasarım bilgi edinme öğesidir. Çünkü duyumsal tasarım ile zihinsel tasarım daima birbirini etkiler. Bu nedenle duyumsal bilgi ile ussal bilgi her zaman iç içedir. Gerçek bilgi ise böylelikle oluşur.
  • Tasarım, yaratıcı sürecin kendisi olup faaliyet için gerekli olan eskiz ve planların hazırlanması sürecindeki çalışmaları kapsamaktadır.
  • Tasarım, bir şeyi zihinde biçimlendirme, kurma, tasavvur etmedir.
  • Bilgisayar alanında ise araştırma bürolarında, yeni bir ürünün tasarımı için kullanılabilen bilişim tekniklerinin tümü.

Tasarımın Oluşumu ve Tasarımın Dalları

Bütün sanatların temelinde bir tasarım olgusu yatar. Dolayısıyla bir planlamaya sahip olur. Tasarlama, elde edilecek ürünün ve yapının organizasyonu ile ilgili her türlü faaliyeti içine almaktadır. Uygulamalı tasarım dalları:
  • Endüstri tasarımı
  • Çevre tasarımı
  • Grafik tasarımı
Endüstri tasarımı, makineler, teknolojik ürünler, mutfak malzemeleri, beyaz eşyalar ve diğer benzer ürünlerin üç boyutlu olarak tasarlanması ve geliştirilmesidir.
Çevre tasarımı, bina, peyzaj ve iç mekan tasarımını kapsayan oldukça geniş bir çalışma alanıdır.
Grafik tasarım ise broşür, afiş, kitap, dergi vb. okunan ve izlenen görüntülerin tasarımını yapmaktır. Grafik tasarımın amacı da gerek iletişim, gerekse estetik kaliteyi en üst düzeye çıkarmaktır.
Tasarım oluşturulurken kullanılacak alan ve beklentiler ile çağın gerekleri göz önüne alınır. Müşteri talebine göre şekillenen tasarımlarda görsel zenginliğin bütün öğeleri kullanılır.

Tasarım Süreci;

1)Problemin tanımlanması: Problemin tanımlanması tasarım sorunlarının çözümündeki ilk aşamadır. Konuyu anlamak ve benimsemek gerekir. Burada yaratıcılık ve sınırları zorlamak önemlidir.
2)Bilgi toplama: Problem hakkında mümkün olduğunca çok veri toplayarak hareket noktasını belirledikten sonra ilerlenebilir.
3)Yaratıcılık ve Buluş: Öncelikle konu hakkındaki bilgiler bir araya getirilerek değerlendirilir. Yaratıcılık en önemli aşamadır. Tasarımcı kağıda ilk eskizlerini karaladığında “dışavurumculu yaratıcılık” aşamasındadır. Eskiz biraz daha ayrıntılı bir hale getirildiğinde ise “üretken yaratıcılık” aşamasına geçilmiş olur.
4)Çözüm bulma: Araştırmanın sona erdirilmesi için olasılıklara çözüm bulmak gerekir. Çözüm olarak seçilen olasılıklar, daha sonra ayrıntılı taslaklar halinde hazırlanır.
5)Uygulama: Tüm aşamalardan geçmiş olan tasarımın hazır hale getirilmesi işlemidir.

TASARIM İLKELERİ

Bir tasarımın hammaddeleri şunlardır:
1)Çizgi: Düz ya da kıvrımlı, sürekli ya da kesik, grenli ya da keskin özelliklere sahip olabilir. Çizgiler karakterine ya da konumuna bağlı olarak bazı mesajlar iletebilir.
Düşey çizgi: Saygınlık
Yatay çizgi: Durgunluk
Kıvrımlı çizgi: Zafer
Diyalog çizgi: Canlılık
2)Ton: Kişilerde üç boyutluluk izlenimi oluşturmak için vurgulanmak istenen yüzeyin ışık yardımıyla dokusunu göstermektir.
3)Renk: Renkler psikolojik anlamlarına göre kişide farklı duygular uyandırabilir.
4)Doku: Yüzey üzerindeki tekrarlara dayalı biçimsel bir düzendir.
5)Biçim: Çizgilerin bir arada oluşu, tek bir çizgi içerisindeki dönüş ve kıvrımlar ile değişik tonların oluşturduğu yüzeylerdir.
6)Ölçü: Görsel unsurların belirli bir düzende olması gerekliliğidir.
7)Yön: Bir tasarım üzerindeki çizgiler ve noktalar değişik noktalara yönelerek bir hareket oluştururlar. Tasarımcı vereceği etki doğrultusunda bu hareketi yönlendirmekle yükümlüdür.

Bir tasarımın beş temel ilkesi bulunmaktadır.

1)Denge
2)Orantı ve görsel hiyerarşi
3)Görsel devamlılık
4)Bütünlük
5)Vurgulama
Tasarım çalışmalarında bu beş temel ilke göz önünde tutulmalıdır. Tasarım hazırlanırken denge, orantı ve görsel devamlılık bir bütünlük içerisinde iyi bir vurgulamayla verilmelidir.

TASARIMIN GÖRSELLEŞTİRİLMESİ

Tasarım ilk olarak taslak halinde hazırlanır. Her taslak birer zihinsel alıştırmadır. Taslak aşaması, tasarım sürecinin beklide en uzun tutulması gereken kısmıdır.
Yaratıcılığın sınırlarının zorlandığı taslak aşaması çalışmaların belirli bir olgunluğa erişmesinde izlenen yoldur. Tasarımlar oluşturulmadan önce taslakları hazırlanmalıdır.
Tasarımcı taslaklarını hazırladıktan sonra ayrıntılarını çıkararak görselleştirmesi tamamlanmış olur.

TASARIMIN OLUŞTURULMASI

Çizgi, yön, doku, oran- orantı ve renkten oluşan görsel öğeler kullanılarak tasarımın son aşamaları tamamlanır. Basit ve net tasarımlar ilgi çekeceği için görsellikte bütün ve kompozisyon önemlidir.
Tasarımın ticari ya da sanatsal amaçla oluşturulup oluşturulmadığı, hangi kitleye sunulacağı, neyi hedeflediği önemlidir. Sanatsal beğeniye ya da müşteri memnuniyetine sunulan tasarımlar farklı sonuçlarla dönerler.
Tasarımda her aşama birbirini etkileyeceği için yaratıcılıkla başlayan süreci sonucu alana kadar titizlikle takip etmek gerekir.

Dünyanın en pahalı erkek ayakkabıları

Mayıs 18, 2018 0
Ayakkabı, sadece kadınlar değil erkekler için de bir tutku nesnesi. Hepimiz ayakkabılara bayılıyoruz. Dış görünümüne biraz dikkat eden birisi, ayrıntıların ne kadar önemli olduğunu, güzel bir çift ayakkabının nasıl da tüm dikkatleri üzerine toplayabileceğini çok iyi bilir
1. Tanino Crisci – Lilian
Premium ayakkabı üreticileri arasında en bilinen markalardan biri olan Tanino Crisci’nin Lilian ayakkabılarının bir çifti 1.250 dolar. El yapımı olan bu ayakkabı hem rahat bir yürüme deneyimi hem de yüksek zarafet sunuyor.
01 tanino
2. John Lobb 2005 ayakkabı
Maun ve abanoz renkli bu ayakkabılar nazik ve klas bir havaya sahip. 2005’te üretilen ayakkabı o kadar çok beğenildi ki hala dünyanın pek çok noktasında sevilerek giyiliyor. Ayakkabının fiyatı ise 1.280 dolar.
02 john lobb
3. Testoni Norvegese
Testoni tartışmasız dünyanın en büyük birinci sınıf ayakkabı üreticisi olarak tanınıyor. Norvegese modelinin fiyatı 1.500 dolar ve Testoni markasının belki de sahip olabileceğiniz en uygun fiyatlı modeli. Ayakkabıların her biri el yapımı.
03 testonii
4. New&Lingwood – The Russian Calf modeli
Dünyanın en dayanıklı ve zarif ayakkabı üreticilerinden biri olan New&Lingwood, Rus oligarkların en sevdiği markalardan biri. Bu ayakkabıyı giyen kişi, eski günlere düşünmeye başlıyor. Ayakkabının fiyatı ise 1.550 dolar.
04 New lingwood
5. Berlutti Rapiécés Reprisés
Berlutti, en özel ayakkabı tasarımlarıyla bilinen bir marka. Bir Berlutti’ye sahip olmak için önce davetiye gönderiyorsunuz, eğer bu kabul edilirse sizin için ayakkabı üretmeye başlıyorlar. Ayakkabının fiyatı 1.900 dolardan başlıyor. Ancak ayakkabıların çoğun kişiye özel olduğu için, özel üretim yapılırken fiyat değişebiliyor.
05 berluti
6. Stefano Bemer
Önceleri Gucci’ye ayakkabı üreten Stefano Bemer, birkaç yıl önce Gucci bünyesinden ayrılarak kendi ayakları üstünde yürümeye karar verdi. El yapımı ayakkabı denildiğinde ilk akla gelen Stefano Bemer ayakkabıları, adeta birer sanat eseri. Bir ayakkabının üretimi yaklaşık 3 ay sürüyor. Fiyatı ise 2.000 dolardan başlıyor.
06 Stefano
7. Aubercy elmas işlemeli ayakkabı
Lüks tüketim ürünleri piyasasında günlük kullanıma yönelik eşyalara elmas, pırlanta eklemek sık sık görülen bir eğilim. Sade ve son derece lüks ayakkabılar üreten Aubercy de bunu ayakkabılara en iyi uygulayanlardan. Elmas işlemeli bu ayakkabının fiyatı 4.700 dolar.
07 Aubercy
8. Louis Vuitton
Ayakkabı, çanta ve birçok ürünüyle moda dünyasının en önemli markalarından olan Louis Vuitton’ın bu ayakkabıları timsah derisinden üretilmiş. Büyük bir özenle, el yapımı olan bu ayakkabının fiyatı 10.000 dolar.
08 LV
9. House of Testoni ayakkabıları
Testoni yine karşınızda. Bu ayakkabının fiyatı, bir araba fiyatı kadar. 35 bin dolarlık timsah derisinden yapılmış bu ayakkabı, adeta ayağınıza giydiğiniz bir mücevher gibi.
09 Testoni
10. 14.000 elmas kaplı Tom Ford ayakkabı
Bir çift Tom Ford ayakkabı alıp, tamamen elmasa kapladığınızda, karşınıza 2 milyon dolarlık bu ayakkabı çıkıyor.
10 Tom Ford


Devamı: https://www.uplifers.com/dunyanin-en-pahali-erkek-ayakkabilari/#ixzz5Fsx8kyrc

12 Mayıs 2018 Cumartesi

Saatin tarz olduğunu bilenler için bazı yararlı ipuçları.

Mayıs 12, 2018 0
İlgili resim

Bir adamın elindeki saat kesinlikle onun hakkında çok şey söylüyor. Kişiliğini, benimseme kararını, bütçesini ve kendi tarzını yansıtır. Bu nedenle, bir saat satın almak önemli ve kişisel bir karar olarak görülmelidir.

Bu, saatin kaç olduğunu bilmek isteyen kişiler için mutlaka geçerli değildir. İyi görünen en ucuz saati almalı ve bu saat kolumuzda gayet iyi durmalıdır. Saatin tarzı olan bir aksesuar olduğunu bilenler için bazı yararlı ipuçları verebiliriz.

1. SERİ NUMARALARI

En premium saatler ve tüm lüks saatler bir seri numarasına sahiptir. Bu sayı, saatin gerçekliğini kontrol etmek ve saatin kendisini tanımlamak için önemli bir bileşendir.
Tüm premium saat satıcılarının, tüm seri numaralarını listeleyen bir alt yüklenici veritabanına erişebildiğini de bilmelisiniz. Bir saate önemli miktarda yatırım yapmaya karar verirseniz, üreticiyle iletişime geçerek veya satın aldığınız saat için seri numarası verebilecek yetkili bir mağazayı ziyaret ederek gerçek olduğundan emin olmalısınız.
Seri numarası olmadan, saat garantisi geçerli değildir ve saati ülkedeki veya yurtdışındaki yetkili satıcılarda tamir edemezsiniz. Saatinizi aldığınız aksesuar mağazasından garanti alabilirsiniz, ancak markanın garantisi olmayacaktır.
2. ONLINE VS. ÇEVRİMDIŞI
Çevrimiçi özel mağazalarda, büyük kiralar, çalışanlarının maaşları nedeniyle daha küçük mağazalarda bulunmayan çok avantajlı indirimler bulabilirsiniz.
Bunun başlıca nedeni, çoğu perakendecinin yetkili distribütörlerden çok sayıda saat satın almasıdır. Ürünleri stokta indirimli fiyatlarla sunabilirler ve bu indirimler, nihai müşterinin online olarak ödediği fiyata yansıtılacaktır.
Yetkili satıcılar saatlerini perakende fiyatlarından satmalıdır, aksi takdirde lisanslarını kaybedebilirler. Fiyatlandırma politikası, distribütörler ile hatta ana şirketler arasında bile fiyat seviyelerini ve sadık rekabeti korumak üzere düzenlenmiştir. Bu yüzden mağaza ne kadar büyükse, o kadar iyi bulabilirsiniz.
En büyük çevrimiçi perakendeciler, genellikle daha iyi hizmet sunan, orijinal garantinin yerini alan bir ürün garantisine sahip olacaklar.
Bununla birlikte, en iyi saatler bile yıllarca değil, yıllarca sürecek şekilde üretilmiştir, bu nedenle ne üretici ne de satıcı birkaç saatten fazla bir saatin geçerliliğini kapsamaz.
3.. MARKA
Önemli bir başlangıç ​​noktası, marka bilinirliğinin kendisi ve benzer bir kalite sunan daha erişilebilir marka rekabeti.
Örneğin, bir Movado'yu karşılayamazsanız, Esquire'den uygun fiyatlı alternatifler satın alabilirsiniz (her iki marka da aynı şirkete aittir, ancak Movado daha prestijli bir markadır ve daha yüksek bir fiyata sahiptir). 250 $ 'lık bir Esquire saati size 1000 $' lık bir saatin veya daha fazlasının kalitesini verir.
Benzer şekilde, kaliteden ödün vermeden bir Omaga'dan (ayrıca bir Swatch ticari markası) daha düşük bir fiyata bir Tissot (ticari marka Swatch) satın alabilirsiniz.

kaynak arenamall.ro

11 Mayıs 2018 Cuma

2018 İlkbahar/Yaz sezonunun en popüler 12 saç modeli.

Mayıs 11, 2018 0
İlgili resim

Dalgalarla hareket kazanan Rapunzel saçlarda, katlarla nostaljik bir havaya bürünen lob kesime, 2018 İlkbahar/Yaz sezonunun en popüler 12 saç modelini biraraya getirdik.




Retro Katlar



1 Retro Katlar


Önümüzdeki sezonda omuz hizasına kadar uzayan lob kesim saçlar katlarla hareket kazanıyor ve retro bir forma bürünüyor. Bu nostaljik görünümü perçinlemek için uzunlu kısalı katlar yanına siz de Elsa Hosk'un 60'lara gönderme yapan katlı perçemlerinden ekleyebilirsiniz.









    2 Saç Klipsleri



    Kalıcı olmaya niyetli bir saç aksesuarı daha! Bu kez 90'lardan değil, 20'lerden hayatımıza giren saç klipsleri her görünüme uyum sağlayan formlarıyla favorilerimizden. January Jones'un romantik yorumu size göre değil mi? O zaman ikiz DJ'ler Simi&Haze'in aykırı tokalarını deneyin!







    XXS Perçem



    3 XXS Perçem


    Gizemli bakışların olmazsa olmazı perçemler bu sezon birkaç santim kısalıyor ve saç kesiminize modern bir hava katıyor. Rooney Mara'dan Bella Hadid'e birçok yıldızın favorisi olan mikro kakülleri denemeye çekiniyorsanız takma saçlarla bu görünümü elde edebilirsiniz.












    4 80'ler Topuzu

    Önce Jennifer Lopez ardından Ashley Graham ve son olarak da Rita Ora'nın kırmızı halı güzelliğinde sergilediği, yüksek topuzun yeni nesil hali olan bu görünüm, yazı domine eden saç modellerinden biri olacak. Buklelerle hacim ve nostalji kazanan 80'ler topuzu eğlenceyi ve seksapeliteyi bir araya getiriyor.











    Romantik AtkuyruÄŸu


    5 Romantik Atkuyruğu


    Doku ve romantizm kazanan atkuyruğu hem gece kombinlerinizin hem de sokak stilinizin vazgeçilmezlerinden. Spor bir hava için Jennifer Lawrence gibi dağınık bir bitişi tercih edebilir, bu modeli gece görünümlerine uyarlamak için Golden Globes'da Jessica Biel'in uyguladığı gibi pürüzsüz dalgalarla kombinlenen saç aksesuarlarını tercih edebilirsiniz.













    6 90'lara Dönüş: Scrunchie


    Simit tokalar, biz fark etmeden hayatımıza girdi ve kolay kolay da çıkacağa benzemiyor. Retro görünümlerin yükselişte olduğu yeni sezonda scrunchie'ler yine olmazsa olmazlarımızdan.










    Dağınık ve Kısa

    7 Dağınık ve Kısa

    Uzayan kısa kesimli saçlar, bob modele göz kırpan katlarla şekillendiriliyor. Kısa kesimin maskülen havasından kurtulan bu saç modeli, 2018 yazında daha feminen ve daha seksi bir titreşim yayıyor.










    8 Hacimli Bukleler

    Kırmızı halının retro dalgaları yerini bu ince ve hacimli buklelere bıraktı bile! Yoğun, kabarık ve kıvırcık saçlar Jennifer Lawrence'dan Jourdan Dunn'a yıldızların yeni favorilerinden. Perma ile kalıcı olarak kavuşabileceğiniz bu görünüm için ultra ince saç maşalarını da kullanabilirsiniz.










    Yeni Nesil Bob

    9 Yeni Nesil Bob


    Yeni sezonda ultra düz ve jet formundan kurtulan bob kesim daha dağınık bir görünümle şekillendiriliyor. Bu kesimin en önemli noktası ise dağınık forma son dokunuşu yapan perçemler. Siz de yaklaşan yaz mevsiminde bob kesiminize ister XS ister katlı perçemlerle hareket katın.











    10 Tom Boy Kesimler


    Pixie kesimin sofistike ve klasik duruşu yaz mevsiminin de favorilerinden. Daha keskin bitişlerle mimari bir form kazanan bu kısa saç modeli, Cara Delevingne'den Zoey Kravitz'e It-Girl statüsündeki yıldızların olmazsa olmazı.











    XXL Dalgalar


    11 XXL Dalgalar


    XXL uzunluktaki saçların hiçbir yere gitmeye niyeti yok. Sokağın dikkat çekici ve cool tavırlı modellerinden olan rapunzel saçlar, trendin öncülerinden olan Jennifer Lopez ve Kim Kardashian'ın görünümlerinde olduğu gibi gevşek ve umursamaz dalgalarla hareket kazanıyor.














    12 Dokulu ve Islak

    Islak ve parlak görünüm sadece ciltte değil, saçlarda da mevsimin devam eden favorilerinden. Geçtiğimiz sezonlarda jet ve pürüzsüz bir bitişle kullanılan bu görünüm, bu yaz doku katılarak daha umursamaz ve spor bir tavır kazanıyor.












    https://vogue.com.tr/sac/2018-ilkbaharyaz-sezonunun-en-trend-12-sac-modeli#p=12

    10 Mayıs 2018 Perşembe

    Moda blogu: Nasıl kurulur, nasıl devam ettirilir ve hatta paraya çevrilir

    Mayıs 10, 2018 0

    moda blogu kurulum başlangıç

    Moda blogu ortamı sürekli hareket halinde. Moda blogları ilk ortaya çıktığında, stil bloggerları özenti olarak görülüyor ve ana moda basını tarafından ya göz ardı ediliyor ya da küçümseniyorlardı. Bugün, başarılı bir moda blogu sahibi Moda Haftası etkinliklerini en önden izleyebiliyor, ünlü markalarla ortak işler ve kazançlı işbirlikleri yapabiliyor. Ancak bu oyuna geç kaldıysanız, farklı, sürdürülebilir bir şekilde büyüyen ve özgün bir moda blogu oluşturma konusu alengirli olabilir.
    Alreadypretty.com, yaklaşık 10 yıl önce kurduğum bir moda blogu. O zamandan bu yana çok fazla şey değişse de, temel aynı kaldı. Eğer kişisel stil, moda tavsiyeleri veren, giyim tarzınızı ortaya koyan bir blog kurmak istiyorsanız işte size başlamanıza yardımcı olacak adım adım bir rehber.

    4 adımda moda blogu kurmak

    • Odaklanın.

    • Bir isim seçin ve alan adınızı alın.

    • Bir platform seçin.

    • Google’ın dilini konuşmayı öğrenin.

    Bir blog sahibi olmak, çok çalışmayı ve sabırlı olmayı gerektiriyor. Ancak günlük rutininizi oturtmaya çalışmadan önce altyapınızı kurmanız ve bazı kritik kararlar vermeniz lazım. Bunları nasıl yapacağınızı öğrenmek için okumaya devam edin.

    1. Odaklanın.

    Başarısız olma şansı yüksek bir moda blogu mu kurmak istiyorsunuz? O zaman odağı olmayan bir blog oluşturun.
    Kıyafetleriniz şahane, gardırobunuz da eşsiz parçalarla dolu olabilir ancak kendinizi diğerlerinden farklılaştırmadığınız sürece “bugün ne giydim” paylaşımlarınız kalabalıkta kaybolabilir.
    Alışılmadık iklimi olan veya egzotik bir yerde mi yaşıyorsunuz? Bunu, blog markanızın bir parçası yapın. Üç çocuk annesi veya üniversiteden yeni mezun, iş dünyasına atılmaya hazırlanan biri misiniz? Kendinizi pozisyonlarken bu tanımlamaları kullanın.
    moda blogu kurulum marka çanta

    2. Bir isim seçin ve alan adınızı alın.

    Bir bloga isim vermek, bir markaya isim vermek gibidir; risklidir, yaratıcılık açısından zorludur ve tamamen sinir bozucudur. Blogunuza isim verirken, odaklandığınız konuya gönderme yapmaya dikkat edin. Mümkünse de sizin eşsiz olduğunuzu gösterecek bir isim seçin.
    Eğer moda blogunuz için .com uzantılı şahane bir isim bulursanız alan adınızı hemen alın. Ancak kendinizi sadece .com uzantısıyla sınırlamayın. .com, en eski alan adı uzantılarından biri olduğu için dilediğiniz ismin .com’unu bulmak zor olabilir ancak endişelenmenize gerek yok çünkü çeşitli yeni alan adı uzantıları mevcut.
    Moda blogu ismi seçerken neden yaratıcı olmayasınız ki? İstanbul’daysanız .ist veya .istanbul’u, yaşam tarzını ortaya koyan bir blog kuracaksanız .life’ı veya .online ve .guru gibi yeni alan adı uzantılarını tercih edebilirsiniz.

    3. Bir platform seçin.

    Seçtiğiniz blog platformu yalnızca blogunuzun nasıl göründüğünü, nasıl hissettiğini ve arka planda nasıl işlediğini etkilemeyecek. Aynı zamanda içeriklerinizi ne kadar hızlı ve basit bir şekilde hazırlayıp, paylaşabileceğiniz konusunda da etkili olacak. Tumblr prestijli bir platform ancak gerçek bir topluluk oluşturmak istiyorsanız tam aradığınız yer olmayabilir. Blogger kolay kullanılabilir ve ücretsiz ancak çok derinlere inmenize izin vermediği gibi, özelleştirme yapmak da kolay değil.
    WordPress, aynı zamanda en fazla sayıda temaya sahip ve bu sayede blogunuza stilinize uygun bir görünüm kazandırabilirsiniz. (20 şahane moda blogu teması için colorlib’i ziyaret edebilirsiniz.) WordPress’in çok fazla sayıda eklentiye sahip olması sayesinde de moda blogunuzu genişletebilir, fonksiyonelliğini artırabilirsiniz.

    4. Google’ın dilini konuşmayı öğrenin

    Biliyorum, şu anda ne zaman fotoğraf çekimlerine gideceğinizi ve ücretsiz ürünleri alacağınızı merak ediyorsunuz. Söz veriyorum, yakında bunlar da olacak. Ancak önce gerçekten de arama motoru optimizasyonunun (SEO) temellerini öğrenmek ZORUNDASINIZ ki Google’ın paylaşımlarınızı gördüğünden emin olun. Diğer türlü paylaşımlarınız Google’da indekslenmez ve bu da hiçbir zaman görülmeyecekleri ve okunmayacakları anlamına gelir. Endişelenmeyin, Google’ın dilini konuşmayı öğrenmek çok zor değil; yalnızca biraz zaman alıyor. Oldukça popüler bir WordPress eklentisi olan Yoast, SEO konusunda size yardımcı olabilir.

    para kazandıran moda blogu
    Artık, daha kapsamlı ipuçlarına geçebiliriz.

    Sürdürülebilir güce sahip bir moda blogu kurmak

    Her gün yetenekli bloggerlar ortaya çıkıyor ancak çoğu bunu yapmaya devam edemiyor. Moda blogu kurmak, işin kolay kısmı. Ancak sürdürülebilir güce sahip bir moda blogu nasıl kurabilirsiniz? Asıl zor olan kısmı blogunuzun gelecekte de güncel, çekici, özel ve eğlenceli olmasını sağlamak. İşte en iyi uygulamalardan bazıları:

    Sürekli güncellediğiniz bir konu listesi tutun

    Bana “moda blogu nasıl kurulur” diye soranlara söylediğim ilk şey, bu pazarda yalnızca kıyafetlere odaklanan blogların hayatta kalmasının zor olduğu. Umuyorum ki sizin aklınızda son trendleri, alışveriş ipuçlarını, stil önerilerini ve kıyafet dışı konuları da kapsayan içerikler vardır. Durum böyleyse, blog paylaşımı fikirleri listesi tutmanız iyi olabilir. İlgi çeken bir makaleye veya yeni bir trende rastladığınızda bunları listenize yazın. Aklınıza yazacak bir şeyin gelmeyeceği zamanlar olacaktır; listeniz, bu durumda kurtarıcı görevi görebilir.

    Bir editoryal takvim oluşturun (ve ona uyun!)

    Konu listenizi oluşturduktan sonra düzenli bir paylaşım süreci de oluşturun. Moda blogu yazmaya başlamanın en iyi yollarından biri haftada en az üç kere ve ideal olarak iş günlerinde paylaşım yapmak. Dilediğiniz zaman, günlük paylaşımlar yapmaya da başlayabilirsiniz. Eğer birden fazla konuda paylaşım yapmaya karar verdiyseniz, bu konuları günlere, haftalara ve aylara dağıtan bir takvim hazırlayın. Örneğin, pazartesiler trend gününüz, çarşambalar kıyafet gününüz ve cumalar öneri gününüz olsun.

    Sosyal medyada aktif olun.

    Bu, üzerinde düşünülmesine gerek kalmadan atılacak bir adım olarak görülebilir ama çok önemli bir adım olduğunu belirtmeden geçemeyiz.
    Instagram, moda bloggerları için olmazsa olmazdır. Bunu önem sırasına göre SnapchatPinterestFacebook ve Twitter takip ediyor.
    Bu sosyal medya platformlarının hepsinde aktif olmak zorunda değilsiniz ama blogunuza ek olarak bir iki tanesini seçebilirsiniz. Sosyal medyada moda blogunuzun içeriklerini paylaşmanın yanı sıra diğer moda bloggerlarının ve markaların paylaşımlarını da beğenmeye özen gösterin. Bu sayede takipçiler edinebilir, arkadaşlıklar kurabilir ve moda blogu üzerinden para kazanmaya başlayanlara katılabilirsiniz.

    Para kazandıran bir moda blogu başlatmak

    Bloggerların nasıl gelir elde ettiği, piyasanın en beceriksizce saklanan sırlarından biri. Ancak yine de çok sayıda blogger bu süreçte zorlanıyor. Sizin için bu konuda da ipuçları derledik:

    1. Bir medya kiti oluşturun.

    Blogunuz düzenli trafik almaya başladığında sizin de blogunuzdan öteye uzanma sürecinizin başlaması gerekiyor. Buna bir medya kiti oluşturarak başlayabilirsiniz. Medya kiti, blogunuzun özgeçmişidir. İçine misyonunuzu, vizyonunuzu, blogunuzla ilgili verileri, güçlü yanlarınızı belirtin; kısa bir biyografinizi, blogunuzun kısa bir tanımını, sosyal medya takipçilerinizin sayısını, blog trafik verilerinizi, reklam/sponsorlu yazılarınızın etkileşim oranlarını ve iletişim bilgilerinizi koyun. Son olarak da en az üç tane muhteşem görsel ekleyin!
    moda blogu kurmak defile

    2. Yazılarınıza reklam alın.

    Blog yazılarına alınan reklamlar eskisi gibi para kazandırmıyor ancak halen yazılarınızda, blogunuzun kenar çubuğunda veya üst bölümünde reklam göstererek her gösterim için para kazanabilirsiniz.
    Google AdWords reklamları ile blogunuz üzerinden para kazanmaya başlayabilirsiniz.

    3. Sponsorlu yazılar ve marka işbirliklerini kovalayın.

    Sponsorlu yazılar, genellikle birden fazla fotoğraf da kullanarak, bir markanın ürünü hakkında yorum yapmak anlamına geliyor. Marka işbirlikleri kapsamında ise ürünlerden bahsetmek ve/veya bu ürünleri giymeniz, bunu yaparken de şirketlerin fotoğraflarınızı paylaşmasına izin vermeniz, sizi davet ettikleri etkinliklere katılmanız, vs. gerekiyor.
    Pazartesi günü moda blogu kurup, salı günü aniden Chanel’i arayamazsınız.

    Bu yolu izlemeniz için, en az 6 ay süresince blog yazıyor ve uygun takipçi sayısına sahip olmanız gerekiyor. (Bunun anlamı: Pazartesi günü blog kurup, salı günü aniden Chanel’i aramayın.) Konunuz belliyse ve ilgi çekici bir medya kitiniz varsa sponsorluk almaya başlayabilirsiniz. Çoğu zaman da PR firmaları sizi bulup iletişime geçecektir.

    Tarzınız ve cesaretiniz var mı? O zaman hazırsınız!

    Biri bana “moda blogu kurmak için neye ihtiyacım var?” diye sorduğunda onlara bunun için cesaret, yaratıcılık ve vizyona sahip olmaları gerektiğini söylüyorum. Bu, moda bloggerlığına atılmamanız gerektiği anlamına gelmiyor! Yalnızca akıllı ve sabırlı olmaya ihtiyacınız var. Bir de bu yazıda paylaştığımız ipuçlarını kullanarak kelimelerinizin ve görsellerinizin hedef kitlelere ulaştığından emin olun